2019-07-03

Estetik Diş Hekimliği

Zirkonyum

Diş kaplamaları çoğunlukla porselen kaplama şeklinde uygulanır. Diş kaplamaları metal destekli ile metal desteksiz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Daha estetik bir gülüş gereksinimi içersinde olan hastalar için diş hekimleri de daha estetik tedavi yaklaşımları içersindedirler. Bu estetik ihtiyaçlar, diş hekimliğinde daha fazla estetik bir yaklaşım olan zirkonyum alt yapılı dişleri tedavilerinde daha sık kullanılmasını gündeme getirmektedir. Diş yapımında kullanılmakta olan ve beyaz renkli bir madde olan zirkonyum, saf mineral hali yerine zirkonya seramiği haline dönüştürülüp kullanılarak özel fırınlarda işlenmektedir. Zirkonyum diş kaplama, metal desteksiz kaplamalar grubundan olup, metal destekli kaplamalara kıyasla daha doğal bir görünüm sunar.

 Zirkonyum kaplamanın estetik ve doğal bir görünüm sunmasının yanı sıra diş eti sağlınız açısından da önemlidir. Çünkü, zirkonyum diş kaplamalar diş etleriyle daha uyumludur ve zirkonyum diş kaplama yapılmış dişlerin etrafında ki diş etinde, diş eti hastalığı görülmesi olasılığı metal destekli diş kaplamalarına oranla daha düşüktür.

Zirkonyum diş kaplama, beyaz renkli, sıcağa dayanıklı ve metale karşı alerjisi olan hastalar içim ideal bir diş tedavisi türüdür. Zirkonyum diş kaplamanım ışık geçirgenliği sayesinde mat görüntü kaybolarak, daha doğal ve daha estetik bir görünüm sağlar. Zirkonyum diş kaplama kullanan kişiler de sıcak soğuk hassasiyeti olmaz. Ayrıca, metal olan dişlere oranla sağlamlığı daha fazladır ve doğal görünümü sebebiyle daha çok ön dişlerde daha çok tercih edilmektedir. Zirkonyum, sigara veya başka nedenler ile oluşan lekelenmeleri en aza indirger, ağuz kokusuna yol açmaz, diş eti sorunlarına sebep olmaz ve ağızda tat değişikliğine neden olmaz.

Zirkonyum porselenlerin avantajları

Işık geçirgenliği metal alt yapılı porselenlere göre daha fazladır

Doğal görünüm ve estetik olarak ağızda uyumu daha güzeldir

Isı yalıtımı çok güçlü olduğu için metale göre hassasiyet yapma özelliği çok azdır

Cad cam teknolojisi ile basamaklı kesime gerek olmadan ölçü alma kolaylığı

Yüksek dayanma gücüne sahiptir.

Alerji yapmaz

Metal alt yapılı porselenlerde yükseklik alındığınızda yada okluzalden porselen kırıldığında alttan metal yansıması olmaktadır. Kole bölgesinde porselenden metal e geçiş noktalarında mor renkte görünüm olmakta. Ancak alt yapısı Zirkon esaslı porselenlerde bu problem yaşanmamaktadır.

Hastalara iyi bir alternatif sunma

Devamı
2019-06-05
Gömülü Yirmi Yaş Dişleri Ne Zaman Çekilmeli ?

Diş etrafındaki çene kemiğinin çok yoğun olduğu ya da dişetinin çok kalın olduğu durumlarda veya çene kavsinin dar olması nedeniyle dişin sürecek yer bulamaması halinde, süt dişlerinin erken kaybı sonucu ya da bazı hastalıklara bağlı olarak sürememiş, dişetinin altında ve kemik içinde kalmış dişlere gömük diş denir. Her çenede sağ ve solda birer adet olmak üzere toplam 4 adettir.

Çekilme Nedenleri

ÇÜRÜK: 20 yaş dişinin pozisyonundan dolayı o dişte veya komşu dişte çürük görülebilir.

ORTODONTİ: Pek çok genç hasta dişlerindeki çapraşıklıkları düzelttirtmek için ortodontik tedavi görmektedir. 20 yaş dişleri sürerken yer darlığı nedeniyle özellikle ön bölgede diş çapraşıklıklarının artmasına neden olur.

KİST OLUŞUMU: Gömük ya da yarı gömük 20 yaş dişinin çevresindeki yumuşak dokuda kist oluşabilir. Bu kist ve dişin alınması, ileride oluşabilecek kemik ve komşu diş harabiyetini önleme açısından büyük önem taşır. Nadiren de olsa kistin içinde tümör gelişebilir veya kistin aşırı büyümesine bağlı olarak çenede spontan kırıklar meydana gelebilir.

Pek çok kişi işlemden sonra operasyonun derecesine ve ağrıya karşı gösterdiği tepkiye bağlı olarak bir rahatsızlık hisseder. Doktorunuzun verdiği ilaçları zamanında almanız bu rahatsızlıkların azalmasında size yardımcı olacaktır. 

Operasyonun durumuna bağlı olarak yüzde şişme ve morarma olabilir. Benzer operasyonlarda bile kişiler arasında şişlik ve morluk derecesi farklı olabilmektedir. İlk günlerde yüzünüze uygulayacağınız buz kompresi bu şişliğin az olmasına yardımcı olacaktır.

Yara yerinin iyileşip, rahatsızlık hissinin geçmesi sizin ağrı eşiğinize, yaşınıza, genel sağlık durumunuza, ağrı kesicilere reaksiyonunuza, operasyonun derecesine ve operasyon sonrası bakımınıza bağlıdır.

Yara yerinin kurcalanması, içine gıda artıklarının dolması, sigara kullanımı gibi nedenlerle çekim bölgesinde iltihaplanma meydana gelebilir. Bu da ağrıya neden olur. Bölgenin oksijenli suyla temizlemesi ve uygun antibiyotik kullanımı ile bu şikayetler giderilir.

Unutulmaması gereken diğer bir husus ta; Sigara yara iyileşmesini geciktirir ve operasyon bölgesinde iltihaplanmalara (alveolit) sebep olabilir. Operasyon bölgesi tamamen iyileşene kadar sigara içmemeniz tavsiye edilir (Bu süre an az 2 haftadır). Sigaradan tamamen vazgeçmeniz mümkün değilse olabildiğince az içmeniz iyileşme açısından çok önemlidir.

2019-06-05
Implant Tedavisi

Diş implantları, eksik olan bir veya birkaç dişin işlev ve estetiğini tekrar sağlamak için, çene kemikleri içinde açılan yuvaya yerleştirilen, genellikle titanyum esaslı vida veya kök şeklindeki yapılardır. Titanyum diş implantı ile canlı kemik dokusu arasındaki birlikteliğe osseointegrasyon adı verilir.

İmplant tedavisi, rahat, sağlam ve güvenilir bir uygulamadır. İmplant üzerine yapılan protezler, gerçek dişlerin yerini alırken doğal bir yapı oluştururlar. Eksik dişler tamamlanırken, sağlıklı dişlere dokunulmamış olur. Tüm protezlere oranla çok daha uzun ömürlüdürler. Hissettirdiği güven sayesinde diş eksikliğinin olumsuz psikolojik etkilerini de ortadan kaldıracaktır.

Muayene ve Planlanması:

Dental implant her bireye özgü planlanır. Öncelikle ağızda kalan dişler, yumuşak dokular, çene kemikleri muayene edilir Çene kemiğinin röntgeni (panoramik, tomografi) çekilir ve varolan kemik miktarı belirlenir. Bireyin genel sağlık durumu da değerlendirilerek implant uygulaması planlanır.

Dental Implantın Yerleştirilmesi:

Tüm implantlar lokal anestezi altında yerleştirilir, operasyon tamamlandıktan sonra tek başınıza evinize dönebilirsiniz. Bu işlem esnasında ağrı duyulmaz. İşlem sonrasında, ağrı kesici ve buz tatbik edilir. İşlem sonrasında da ağrı duyulmaz, ancak 2-3 gün boyunca hafif şişlik görülebilir. İşlem, yerleştirilen implantın tipine ve sayısına göre 30-90 dakika kadar sürer çoğu zaman bir diş çekiminden daha zor değildir.

Bekleme Süresi- Protez Hazırlıkları:

Dental implant çene kemiği içerisine yerleştirildikten sonra kemiğin durumuna bağlı olarak 2-6 aylık bir bekleme süresi vardır. Bu süre içinde kemik dokusu ve implant arasında bir bağlantı (osseointegrasyon) oluşur. Daimi protezler bu bekleme süresi sonunda hazırlanır. Protez hazırlığı yaklaşık 2-4 hafta içerisinde tamamlanır.

İmplant'ların kemik ile tam birleşmesini (Osseointegration) sağlamak amacıyla ilk 2-3 ay boyunca implant üstüne gelen yüklerin en aza indirgenmesi gerekir. Doktorunuz bu iyileşme süresinde size uygun geçici bir protez yaparak sizi dişsiz bırakmayacaktır. 

İmplantlar üzerine yapılacak protezler vak'anın özelliğine göre değişik tiplerde olabilirler. Bunlar, kolayca temizlenmesi amacı ile hasta tarafından çıkartılabilecek şekilde olabileceği gibi dişhekimi tarafından çıkartılabilecek şekilde de planlanabilir. Her iki planlamanın da avantaj ve dezavantajları vardır ve sizin için uygun olan tasarımı hekiminiz tedaviniz başlamadan önce size anlatacaktır.

Implant tedavisi, doğru seçilen vak'alarda ve usulüne uygun yapıldığı taktirde, hastaların yaşam kalitesini arttıran ve yüz güldüren bir tedavi yöntemidir. 

AVANTAJLARI

Kaybedilmiş dişlerin yanındaki dişlerin kesilmesine gerek duyulmaz.Hareketli protez kullanımı zorunluluğu ortadan kalkar.Sabittirler, yemek yeme, konuşma ve gülme sırasında hareket etmezler.Yeterli kemik desteği olmadığı için oynayan hareketli protezlerde, gerekli tutuculuk sağlanabilir.Üst total protezlerin damağı kapatan tasarımından dolayı oluşan tat alma duyusunun azalması ve mide bulantısı gibi sorunlar ortadan kaldırılmış olur.Rahat ve uzun ömürlüdürler.Doğal bir görüntüye ve estetiğe sahiptirler.Özgüvenin geri kazanılması ile daha mutlu bir sosyal hayat

 

DEZAVANTAJLARI

İmplant materyallerinin yüksek teknoloji ile üretilmesi ve kullanılan malzemelerin ithal olması nedeniyle, maliyeti klasik protezlere göre daha yüksektir.Protez uygulanabilmesi için implantın osseointegrasyonu beklenir.İmplant yerleştirildikten sonra ağız bakımı ve temizliğine özen gösterilmesi gerekir.Hastanın genel sağlık durumunu etkileyen ciddi bir rahatsızlığının olmaması gerekir. (Kontrol edilemeyen şeker hastalığının bulunması gibi)

2019-07-03
Estetik Diş Hekimliği

Zirkonyum

Diş kaplamaları çoğunlukla porselen kaplama şeklinde uygulanır. Diş kaplamaları metal destekli ile metal desteksiz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Daha estetik bir gülüş gereksinimi içersinde olan hastalar için diş hekimleri de daha estetik tedavi yaklaşımları içersindedirler. Bu estetik ihtiyaçlar, diş hekimliğinde daha fazla estetik bir yaklaşım olan zirkonyum alt yapılı dişleri tedavilerinde daha sık kullanılmasını gündeme getirmektedir. Diş yapımında kullanılmakta olan ve beyaz renkli bir madde olan zirkonyum, saf mineral hali yerine zirkonya seramiği haline dönüştürülüp kullanılarak özel fırınlarda işlenmektedir. Zirkonyum diş kaplama, metal desteksiz kaplamalar grubundan olup, metal destekli kaplamalara kıyasla daha doğal bir görünüm sunar.

 Zirkonyum kaplamanın estetik ve doğal bir görünüm sunmasının yanı sıra diş eti sağlınız açısından da önemlidir. Çünkü, zirkonyum diş kaplamalar diş etleriyle daha uyumludur ve zirkonyum diş kaplama yapılmış dişlerin etrafında ki diş etinde, diş eti hastalığı görülmesi olasılığı metal destekli diş kaplamalarına oranla daha düşüktür.

Zirkonyum diş kaplama, beyaz renkli, sıcağa dayanıklı ve metale karşı alerjisi olan hastalar içim ideal bir diş tedavisi türüdür. Zirkonyum diş kaplamanım ışık geçirgenliği sayesinde mat görüntü kaybolarak, daha doğal ve daha estetik bir görünüm sağlar. Zirkonyum diş kaplama kullanan kişiler de sıcak soğuk hassasiyeti olmaz. Ayrıca, metal olan dişlere oranla sağlamlığı daha fazladır ve doğal görünümü sebebiyle daha çok ön dişlerde daha çok tercih edilmektedir. Zirkonyum, sigara veya başka nedenler ile oluşan lekelenmeleri en aza indirger, ağuz kokusuna yol açmaz, diş eti sorunlarına sebep olmaz ve ağızda tat değişikliğine neden olmaz.

Zirkonyum porselenlerin avantajları

Işık geçirgenliği metal alt yapılı porselenlere göre daha fazladır

Doğal görünüm ve estetik olarak ağızda uyumu daha güzeldir

Isı yalıtımı çok güçlü olduğu için metale göre hassasiyet yapma özelliği çok azdır

Cad cam teknolojisi ile basamaklı kesime gerek olmadan ölçü alma kolaylığı

Yüksek dayanma gücüne sahiptir.

Alerji yapmaz

Metal alt yapılı porselenlerde yükseklik alındığınızda yada okluzalden porselen kırıldığında alttan metal yansıması olmaktadır. Kole bölgesinde porselenden metal e geçiş noktalarında mor renkte görünüm olmakta. Ancak alt yapısı Zirkon esaslı porselenlerde bu problem yaşanmamaktadır.

Hastalara iyi bir alternatif sunma

2019-06-05
Diş Beyazlatma

Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Dişlerinin renginden memnun olmayan kişilere önerilen kozmetik bir çözümdür.

Bleaching olarak ta rastlayabileceğiniz beyazlatma, çeşitli nedenlerle renk değiştirmiş dişleri beyazlatmak veya kişiye özel diş rengini birkaç ton açmak için kullanılan bir ağartma yöntemidir. Yaygın olarak, klinikte hekim tarafından yapılan, dişlerin yüzeylerine yapışan bakteri plakları ve diş taşlarının temizliği ile karıştırılmaktadır. Aslında diş taşı temizliği ile dişler mevcut kişisel renklerine kavuşurlar. Dis rengi de aynı göz ya da ten rengi gibi kişiden kişiye farklılık gösterir.

Dişlerin doğal renkleri bazen yıllar geçtikçe, bazen dış etkenlerle, bazen de kalıtsal olarak koyu renklidir. Diş rengini etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar :Kalıtımsal etkenler, dış etkenlerin ( çay, kahve, sigara gibi ) boyaması, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür, yaş ilerledikçe, beslenme tarzı ile, dişe gelen bir darbe ile olabilirler.

Muayenehanede veya evde yapılabilen diş beyazlatma işlemi ile dişler 2-10 ton açılarak tatmin edici bir beyazlama ve güzel bir gülüş elde edilir. Ancak unutulmamalıdır ki Bleaching işlemi mutlaka profesyonel hekim kontrolü altında uygulanmalıdır.

 

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

Dişetlerini korumak:

Beyazlatma jelleri dişetlerini tahriş edebilir.Bu nedenle dişetlerine taşırılmaması gerekir. Ev tipi uygulamalarda kalıbı ağza yerleştirdikten sonra jel dişetine taşıyorsa ıslak bir pamuk ile taşan jel alınmalıdır. Klinik tipi uygulamalarda ise hekiminiz dişetini izole etmek için özel bir köpük kullanacaktır.

Sıcak-Soğuk Hassasiyeti:

Beyazlatma sonrasında nadiren " sıcak-soğuk hassasiyeti " görülmüştür.Ancak bu durum 1-3 gün içerisinde tamamen kaybolur. Beyazlatma işlemi diş minesi üzerinde herhangi bir değişikliğe yol açmaz.

OFİS TİPİ (FOTOKİMYASAL) BEYAZLATMA

Bu diş beyazlatma yönteminde, beyazlatma jeli bir UV-lamba (mavi ışık) veya bir KTP lazeri (yeşil ışık) kullanılarak aktive edilir. Bu metodu diğerlerinden ayıran özellik ise kullanılan ışık kaynağının da ayrıca dişi beyazlatıcı etkisinin olmasıdır (foto oksidasyon). Bu uygulama, dişler üzerinde daha derin bir beyazlatma sağlar.

UV-Işık kullanırken çevre dokular (dudaklar, dişetleri, dil vb.) muhtemel yanık yaralanmalarına karşı iyi korunmalıdır. KTP lazeri kullanırken ise yanma riski yoktur, ancak dişetleri beyazlatma jelinin sızıntılarına karşı korunmalıdır (gingiva block). KTP lazeri ile beyazlatmanın büyük bir avantajı da; geniş bilimsel araştırmalar sonucunda diş minesi üzerinde yan etkilerinin gözlenmemiş olmasıdır. Diş beyazlatma işlemi sonrasında yapılacak florid uygulanması diş minelerini güçlendirir ve çürümeleri önler.

AVANTAJLARI

1 saatlik tek seans sonrası ortalama yüksek oranda beyazlama

İşlem sonrası hassasiyetin kontrol altında olması

Elde edilen rengin korunması

Doktor tarafından uygulandığı için ağzın geri kalan dokularının korunması

Günlük alışkanlıklardan vazgeçmeden yüz güldüren sonuç (sigara, kahve, çay)

DEZAVANTAJLARI

Diğer yönteme göre daha pahalıdır.

2019-06-06
Laminate Veneer (Yaprak Porselen)

Laminate porselenler özellikle ön grup dişlerde kullanılan çok ince seramik materyallerdir. Dişlerinin şeklinden ve renginden memnun olmayan, kırık, aşınmış, üst üste binmiş dişlere sahip olan kişilerde, diestema (dişleri arasında aralık) bulunan kişilerde uygulanır. 

Dişten kaldırılan dokunun çok az olmasından kaynaklanan bir koruma vardır. Ortalama 0,3-0,7 mm diş dokusu uzaklaştırmak yeterlidir. Veneerler istenen renk ve formda hazırlanır ve yapıştırılır. Çok ince olmaları ve metal içermemeleri sebebi ile estetik olarak çok başarılıdır.

Tedavi süreci ise kısadır. İlk muayenede dişler daha kesilmeden hastadan bir ölçü alınır. Bu model ile laboratuarda özel bir malzemeden mock-up (prova çalışması) uygulaması yapılır. Doktor ve hasta 3 boyutlu bu model üzerinde fikir birliğine varma şansını yakalar. Böylece dişleriniz daha kesilmeden nasıl olacağınızı 3 boyutlu olarak görme şansınız olur.

Porselen veneerler çok ince olmalarına rağmen yapıştırıldıklarında kırılmaya karşı çok dayanıklıdır. Özel bir yöntemle (bonding rezin) yapıştırma işlemi gerçekleşir ve yapıştıktan sonra laminate veneeri dişten ayırmak mümkün değildir.

Laminalar minimum preperasyon gerektirmeleri, sigara, çay, kahve gibi ajanlarla boyanmamaları ve ışık geçirme özellikleri ile doğal dişten ayırt edilemezler. Bu yüzden günümüzde uygulanan en ideal estetik tedavi metodu olmuştur.

AVANTAJLARI

Işık geçirme özelliği olduğu için doğal dişten ayırmak mümkün değildir. Bir laminate veneer ne kadar çok ışık geçirme özelliğine sahipse o kadar daha doğal sonuç elde edilir.

Çok iyi cilalanmış porselen yüzeyi, diş taşı oluşumlarını minimuma indirir.

Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.

Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Sözgelimi, yapışmış bir veneer'ı dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir.

Dişlerin dile bakan yüzeyleri orijinal diş yüzeyi olduğu için dil herhangi bir yabancılık çekmez.

 

DEZAVANTAJLARI

Diğer tedavi alternatiflerine göre maliyeti daha yüksektir.

Hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve artistik yeteneğinin tam olması gerekir.

2019-06-06
Ortodonti

Ortodonti Nedir?

Ortodonti, diş ve yüz bozukluklarının teşhis, tedavi ve önlenmesidir. Ortodontik tedavi genelde braket gibi düzeltici aletler kullanımını içerir. Bu düzeltici aletlerin kullanım amacı :

Dişleri düzeltmek

Çene (Diş, Damak) kapanış bozukluklarını düzeltmek

Diş boşluklarının kapatılması

Diş ve dudakları düzgün hizalamak.

Ortodonti uzmanları çocukların 10 yaşından önce ortodontik gözleme girmesini tavsiye eder. O yaşlarda yeterince kalıcı diş çıktığından, olası sorunları görmek mümkündür. Ama bütün kalıcı dişler çıkana kadar beklememelisiniz.

Ortodontik tedaviye erken yaşta başlamanın birçok avantajı vardır. Örneğin çocuklar büyürken genişleme aletleri damağın genişliğini ayarlamak için modifiye edilebilir ve böylece dişlerin daha düzgün çıkması sağlanır. Böyle tedavilerin erken yaşta yapılması hastanın ortodontik potansiyelini arttırır.

Yükselen diş sağlığı bilinciyle yetişkinler de artan sayılarla ortodontik tedavi görmektedirler. Fakat yetişkin tedavisi daha karışıktır ve bazen bir sorunu gidermek için birden fazla uzman gerekebilir. Örneğin yetişkin hastalar dişeti sorunlarına karşı daha hassastırlar ve bunu düzeltmezlerse ileride düzeltici çene ameliyatı gerektiren çene ve eklem sorunları olabilir. Yetişkin tedavisindeki en önemli engel yetişkinlerin artık büyüyememeleridir.

Nedenleri

1.Beslenme Bozuklukları: Yeterli beslenemeyen kişilerde, çene ve yüz yapısında hacimsel küçülme meydana gelecek ve normal hacimdeki dişler küçük çenelerde gerekli yeri bulamayacakları için çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük olguları görülecektir.

2.Ağızdan Nefes Alma: Kronik iltihaplar ve benzeri nedenler, uzun süre devam ederse bademcikler aşırı derecede büyüyebilir. Bu durumda solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüğü meydana gelir. Bu güçlüğü yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiş yolunu genişletebilmek amacıyla çocuk alt çenesini ve buna bağlı olarak dilini öne alma zorunluluğu duyar. Bu durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doğru konumu yerleşir. Dil ön dişler arasına girer ve dişlerin sürmelerine engel olursa açık kapanış meydana gelir. Hasta burundan nefes alamıyor ise ,üst çenenin büyüme potansiyeli üzerinde negatif etki oluşabilir.

3.Parmak Emme: Yeni doğmuş bir bebekte oldukça gelişmiş bir emme mekanizması vardır. Emme içgüdüsü tatmin edilmemiş bir bebek, bu ihtiyacını gidermek için bazı alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18 ay beslenen çocuklarda çoğunlukla bu alışkanlık görülmez.

Yapılan araştırmalar parmak emmenin yaşamın ilk birkaç haftasında açlığa bağlı olarak geliştiğini göstermiştir. Dişlerin sürmeye başladığı dönemde lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu düşünülebilir. Parmak emme yaşla azalır.

Parmak emmenin nedenleri:

Ani olarak anne memesi veya biberondan kesilme

Bebek beslenirken emmesini çok kısa sürede sonlandırmak

Bebeğin beslenmesini uzun aralıklar olacak şekilde değiştirmek

Parmak emme alışkanlığında erken dönemde hiç önlem alınmaz. Bu devrede alışkanlığı önlemek, çocuğun fizyolojisini etkileyeceği için zararlıdır.Parmak emme alışkanlığının tedavisi için kesin bir yaş söylenemez. Uygun zaman ayarlanması her çocuk için ayrı ayrıdır. Alışkanlığın derecesi, çocuğun geçmişi zaman ayarlanmasını etkiler. Genel olarak parmak emme 3.5 yaşından sonrada devam ediyor ise tedavisine başlanmalıdır.

Bu alışkanlığı sürdüren çocukta, emilen parmağa ve sayısına göre etki alanında bulunan alt ve üst dişlerde yer değiştirmeler ve kapanış düzensizlikleri görülecektir.

4. Yalanc Emzik: Fizyolojik özellikleri olan bir emziğin 1.5 yaşına kadar emilmesi zararlı değildir. Hatta çocuğun parmak emme gibi kötü bir alışkanlık edinmesini önleme yönünden yararlıdır. Yalancı emzikler sürekli olarak kullanıldıkları zaman, etki alanları içindeki dokulara uzun süreli anormal etki yapacağı için o bölgelerde düzensizlik ve çeşitli kapanış bozukluklarına neden olmaktadır.

5. Yatış Şekli: Yatış şekli, çoğunlukla alt çenenin yatma sırasındaki konumunu belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8 saat hangi konumda olduğu hakkında bilgi verir.

Örneğin yüzükoyun yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt çenenin konumu farklıdır. Uyurken sürekli aynı tarafa yatıp elini veya yumruğunu yüzü ile yastık arasına koyma alışkanlığı olan kişilerde o tarafta yüz devamlı bir basınç altında bulunacağı için ortodontik problemler çıkabilir.

6. Diş sıkma, tırnak yeme, kalem ısırma, dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar.

7. Süt dişlerinin erken kaybı.

8. Dişeti problemlerine bağlı diş düzensizlikleri.

9. Diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizlikler.

10. 20 yaş dişlerinin öndeki dişleri sıkıştırmasına bağlı düzensizlikler.

11. Genetik olarak yatkınlık.

12. Hormonal düzensizlikler, sistemik hastalıklar.

Kapanış Bozukluğu

Kötü bir kapanış çirkin gözükür ve bu insanların tedavi için ortodontiste gitmelerinin ana sebeplerindendir. Ayrıca çiğnemede zorluk çıkarır ve daha fazla çürüğe yol açabilir. Bu düzensizliklerin düzeltilmesi ağız sağlığınızı iyileştirir ve çiğnemenizi düzeltir. Kapanış bozuklukları kategorilere ayrılırlar. En çok rastlananları:

Çapraz Kapanma - Bu durumda üst dişler alt dişlerin içine veya dışına otururlar. Çapraz kapanma, çiğneme ve ısırmayı zorlaştırdığından genelde ortodontik tedavi gerektirir.

Sıklaşma - Eğer dişler için yeterince yer yoksa, dişler çok büyükse veya çene çok küçükse kalıcı dişlerin doğru pozisyona kaymaları için yeterli yer olmaz.

Derin Kapanış - Bu durumda üst ön keskin dişler alt dişlerin üstüne geçer ve bazen üst dişlerin ısırma çizgisi alt dişetlerine kadar gider.

Ters Kapanış -Bu durumda ise alt dişler üst dişlerin önündedir.

Ön Dişlerde Açıklık (Openbite) - Eğer üst ve alt dişler dişlerinizi kapadığınızda birleşmiyorlarsa buna open bite denir. Ön dişler aynı gücü paylaşmadığından, arka dişlere çok fazla baskı gelir. Bu, çiğnemeyi daha etkisiz hale getirmekle birlikte arka dişlerin daha hızlı yıpranmasına neden olur.

Yer Problemleri - Bazı insanlarda her diş bulunmaz veya normalden daha küçük dişleri vardır. Eğer çene büyüklüğü normalse, bu dişlerin arasında büyük boşluklara neden olur. Bir veya daha çok dişi olmayan insanlarda ise komşu dişler boş alana kayarak boşluklara neden olur.

Tedavi Süreci

En çok kullanılan yöntem uzun bir süre zarfında dişe hafif baskı uygulayarak dişi yavaşça hareket ettiren braketlerdir. Çoğu ortodontik tedavi 2 aşamada gerçekleşir.

Aktif aşama - Bu aşama braket kullanarak dişlerin yerine oturması ve kapanışın düzeltilmesini içerir.

Koruma aşaması - Bu aşama uzun süre için dişi yeni yerinde tutmak için sabitleyici (retainer) kullanımını içerir. Diş hekimleri, braket haricinde genç çocuklarda çene kemiği büyümesine yardım için farklı aletler de kullanabilirler. Bu aletler yetişkinlerde nadiren kullanılırlar

Braket

Metal, seramik ve plastik braketlerden birini seçebilirsiniz. Ama ortodontik tedavi genelde paslanmaz çelik braket kullanarak yapılır. Seramik ve plastik braketler genelde estetik sebeplerden tercih edilirler, fakat tedavinin sonuna plastik braketler lekelenmiş ve rengi atmış olabilir. Plastik veya seramikten yapılmış braketlerde teller ve braket arasında daha fazla sürtünme olduğundan tedavi süresi uzayabilir. Ortodontistiniz sizinle olası seçenekleri paylaşacaktır.

Braketler dişi istenilen yöne itmek için baskı uygulayarak çalışırlar. Ortalama 1-3 yıl arası kullanılırlar. Tedavi boyunca dişler yer değiştirdiğinden arada ayarlamalar gerekmektedir. Eskiden braketler dişin çevresini kaplayan kalın çelik bantlardan oluşurdu. Yeni çıkan gelişmelerle braketler gitgide küçüldüler ve artık ortodontik bantlar nadiren kullanılıyorlar.

Bunlar takılırken diş hekiminiz özel yapıştırıcılar kullanarak dişinize minik braketler takacaktır. Daha sonra bu braketlerin arasından yay teli denilen teller geçirir. Bu yay telleri dişlerin hareket edeceği yönde belirli bir rota sağlarlar. Diş rengi teller daha az görünmekle birlikte paslanmaz çelik tellerden daha pahalıdırlar. Ligature denilen küçük elastik bantlar, yay tellerini braketlere bağlamak için kullanılabilir ve hasta her ziyarette farklı bir renk seçebilir.

Braketler takıldıktan sonra birkaç gün rahatsızlık duymak normaldir. Dişleriniz sızlayabilir ve teller dil ve dudaklarınızı kaşındırabilir. Çoğu rahatsızlık 1-2 haftaya geçmesine rağmen teller değişirken veya ayarlanırken gene hafif ağrı olabilir. Ağrıyı geçirmek için doktorunuzun tavsiye edeceği herhangi bir ağrıkesici kullanabilirsiniz.

Hareketli Aparet

Basit tedaviler hareketli apareylerle ( temizlemek için çıkarılabilen plak) yapılabilir. Dişe hafif baskı yapmasını sağlayan narin telleri ve yayları vardır.

Fonksiyonel Aparey

Bazen ortodontik aletler kullanarak çene büyümesini değiştirmek mümkündür. Bu fonksiyonel aletler çene kaslarının gücünü kullanırlar ve belli sorunları çözmekte yardımcı olabilirler.

Headgear

Bazen apareyler kadar kafa bandı (headgear) da giymek mümkündür. Genelde akşam ve geceleri kullanılırlar. Ortodontistiniz kullanım zamanlarını ve gerekli olup olmadıklarını sizinle paylaşacaktır. Bunları ortodontistinizin söylediği şekilde kullanmak tedavinin düzgün ilerlemesi için çok önemlidir.

Elastikler

Sabit braketlerin dişi hareket ettirebilmeleri için bazen narin elastik bantlar takmak gerekebilir. Ortodontistiniz lastiklere gerek olup olmadığını söyleyecektir.

İnvisalign

Bunlar dişleri düzeltmek için kullanılan sağlam plastik kalıplardır. Her hasta için, birbirinden biraz farklı takımlar üretilir. Her takım birkaç hafta kullanılıp diğeriyle değiştirilir. Şeffaf plastikten olup, neredeyse görünmezlerdir. Bu demek olur ki kimsenin dişlerinizi düzelttirdiğini bilmesine gerek yoktur. Bu hizalayıcıların en iyi sonuçlar için günde 22-23 saat kullanılmaları gerekir. Yemek yerken, diş fırçalarken veya bir şeyler içerken kolayca çıkarılabilirler. Bunları kullanmadan önce bütün kalıcı dişlerin çıkmış olması gerekir.

Sabitleyici (Retainer)

Sabitleyicinin amacı düzeltici ortodontik tedavi sonrası dişleri yerinde tutmaktır. Isırışınız düzeltildiğinde kemik ve dişetlerinin diş çevresinde sabitleşmek için zamana ihtiyacı vardır. Tavsiye edilen kullanım süresi ortodontistten ortodontiste göre değişir. Çoğu çocuk ve genç 20'li yaşlarının ortasına kadar takar fakat bu konuda tedavinizi en iyi o bildiğinden, ortodontistinizin tavsiyesi dinlenmelidir.

TAKİP ET
HABER BÜLTENİ
Bültene Kayıt olun
Yeni gönderilerden haberdar olun !
INSTAGRAM